Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in Yunanistan'ı Türkiye ile AB arasındaki Avrupa Ordusu uzlaşmasına engel olmamaya çağırması
birkaç açıdan önem taşıyordu.
Bu tutumunu dün CNN Türk'te "Yunanistan yanlış yapmamalı" sözleriyle ortaya koyan Cem, şöyle devam ediyordu: "Bir uzlaşmaya varıldı. Biz böylelikle ne Yunanistan'ın, ne de bir başka AB üyesinin menfaati aleyhine bir şey istiyor değiliz. Yalnızca kendi menfaatimizi de koruyoruz. Dolayısıyla Yunanistan bu uzlaşmayı engellerse, yazık olur, yanlış olur."(*)
Cem, bu açıklamayı, 6-7 Aralık'ta Brüksel'de yapılan NATO Dışişleri Bakanları toplantısından döndükten bir gün sonra ve Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) konusunun da masada olduğu AB Genel İşler Komitesi toplantısından bir gün önce yaptı.
Cem, 14-15 Aralık'ta Brüksel yakınlarında Laeken'de yapılacak olan AB zirvesi öncesinde, Genel İşler Komitesi'nde bugün yapılacak görüşmelerin ne kadar önem taşıyacağının bilincindeydi. Türkiye-İngiltere ve ABD arasında ay başında AGSP üzerine varıldığı açıklanan uzlaşmanın kaderi bugün ve cuma-cumartesi günleri yapılacak bu toplantılarda belli olacak. Yani Cem, Yunanistan'a yaptığı bu uyarının yalnızca Atina'da değil, diğer AB başkentlerinde de yankı ve tepkiye yol açacağını mutlaka hesaba alıyordu.
Taviz veren kim?
Üstelik Cem, Türkiye-İngiltere-ABD uzlaşmasının Yunanistan'ı karıştırdığını da biliyordu. Önceki gün Yunanistan parlamentosunda yapılan dış politika görüşmelerine katılmayan Dışişleri Bakanı Papandreu'ya, "Putin'e tercümanlık yapacağına, gel Türkiye'nin aldığı tavizlerin hesabını ver" eleştirisi yapılmıştı.
Ancak Cem, NATO zirvesinde 'çoğu ülke dışişleri bakanlarının' Avrupa ordusu uzlaşması nedeniyle kendisini kutladıklarını vurgulayarak, Yunanistan'ın, itiraz ederse yanlız kalabileceğini de ima ediyordu.
Çünkü, nasıl AB istediklerini tam olarak alamamış ise, Türkiye de alamamıştı.
Uzlaşma metninde, 'AB'nin NATO imkânları dışında yapacağı operasyonlara Türkiye'nin otomatik olarak katılması' noktasında,
'istediğimizi tam olarak alamadık' diyen Cem, buna karşın 'hiçbir koşulda bir NATO üyesi menfaatine zarar verilmemesi' noktasında önemli bir kazanım elde edildiğini
açıklıyor.
Bunun anlamı, AB ordusunun Yunanistan'ın arzusuyla Kıbrıs'a müdahale edemeyecek olması mı?
Cem buna 'yanıt veremeyeceğini' söylese de, karşı çıkmıyor.
Dolayısıyla, Yunanistan'ın uzlaşmaya karşı çıkarsa, aslında Atina'nın 'Türkiye'yi Kıbrıs konusunda AB ordusu ile karşı karşıya bırakma' niyetini de açığa dökeceğinin farkında.
Yaptığı çıkışla Cem belki Atina'yı, böyle vahim bir hata yapmakla, iç politikadaki kışkırtmalara kapılmamak arasında bir tercihe zorluyor. Her uzlaşmanın, aslında tarafların istediklerini tam olarak alamadığı bir kazanç şekli olduğunu anımsatıyor.
Son on günde olanlara ilişkin iki önemli not daha:
# Birincisi, Cem'in "AGSP konusunda 6 Aralık'taki NATO zirvesine dek karara varılması gerekiyordu" açıklaması. Oysa o günlerde kamuoyuna söylenen, bu konuda bir acele olmadığıydı. Cem, "Özellikle güvenlikle ilgili konuda (NATO üyelerinin menfaati maddesi) istediğimiz olamıyorsa,
'Biz yokuz, siz buyrun Avrupa ordusunu kurun' diyecektik. Bunu da iyice anlamalarını
sağladık" diyor. Cem'e göre, Türkiye'nin hazırlandığı rest, işe yaramış.
# İkincisi, Cem AGSP uzlaşmasının, örneğin İngiltere Başbakanı Blair'in Başbakan
Ecevit'e yazdığı mektuba dayanarak çözüldüğü görüşüne karşı çıkıyor. "İki yıldır müzakerelerle süren bir süreç" diyor ve devam ediyor: "Blair'in belki o noktada ayrıntılı bilgisi bile yoktu. Öyle mektupla, kuru sözle, boş lafla uzlaşma sağlanmadı. Ortada yetkili AB organlarınca görüşülüp kabul edilecek hukuki bir metin var. Sorun bizim açımızdan çözüldü. AB açısından da çözülüp çözülmediğini göreceğiz."
Bakalım Cem'in Atina'ya uyarısı, bugün yapılacak AB toplantısını ve cuma günü toplanacak zirvedeki kararı nasıl etkileyecek?
(*) CNN Türk'te Mete Belovacıklı ile
birlikte sunduğumuz 'Kafe Siyaset'
programındaki açıklamasından(Murat Yetkin)
10/12/2001
Kurallar çözülürken
-
Bir önceki yazımda ABD’nin kurduğu kurallara dayalı sistemin çözülüşünü
tartışmıştım. Dünya, eski düzenin çatlaklarından sızan bir kaosla karşı
karşıya...
6 gün önce

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder